www.okuyorumgeziyorum.blogcu.com blogundan alınacak herhangi bir yazı veya fotograf bu blog kaynak gösterilmek suretiyle kullanılabilir.



okuyorum geziyorum

• 1/9/2008 - Uluyayla

Kategori: Seyahat
 
Sevgili arkadaşım, Emin Timur'un Amasra'daki şirin apart otelini (Emin Apart Otel;bu otel ile ilgili olarak başka bir gün yazacağım) konaklama yeri olarak seçip Batı Karadeniz'de hem fotoğraf,hem bilgilenme,hemde dinlenme bakımından oldukça verimli bir gezi yapma imkanı bulduk.

Her sabah,sevgili Emin'in kendi elleriyle diktiği çiçeklerle bezenmiş şirin bahçesinde hepbirlikte kahvaltımızı yaptıktan sonra yeni yerleri keşfetmek için yola çıktık.Aslında kahvaltı masasındaki keyifli sohbeti,sevgili Filiz teyzenin (Emin'in annesi) yaptığı ev yapımı reçelleri,iki dakika yerinde durmayan,on parmağında on marifet,otelin A dan Z ye her şeyinden sorumlu sevgili Şennur'un hazırladığı nefis kahvaltıyı hiç bırakmak içimizden gelmiyordu ama,etraftaki yerleri keşfetmek için bizimde fazla vaktimiz yoktu.Nede olsa yıllık izin,hemen süre doluyor.

Bu gün,Uluyayla'ya gitmeye kararverdik.Her gezi öncesi olduğu gibi,İstanbul'dayken nerelere gidileceğine karar vermiş,gidilecek yereler hakkında bulabildiğimiz kadar bilgi okumuştuk.Şimdi sizlerle bu okuduğum bilgileri ve yörede çektiğim fotoğraflardan bir kaç tanesini paylaşmak istiyorum.

Uluyayla;Bartın'ın Ulus ilçesinde bulunuyor ve Ulus ilçesinde turizm tam anlamıyla tanıtım yetersizliği nedeniyle istenilen düzeyde değilmiş. İmkanlar ölçüsünde tanıtılmaya ve geliştirilmeye çalışılmaktaymış.Bu yazımla benimde bu tanıtıma az da olsa katkım olabilirse çok sevineceğim. 

Ulus'un doğusunda Kastamonu İli, Batısında Bartın İli, Güneyinde Safranbolu İlçesi, Kuzeyinde Kurucaşile İlçesi bulunmakta olup deniz seviyesinden yüksekliği 200 metredir.
1944 yılında nahiye olarak Safranbolu ilçesine bağlıyken, ayrılarak Zonguldak ilinin ilçesi olmuş, 1991 yılında da Bartın’ ın il olmasıyla Bartın’ a bağlanmış.
İlçe ekonomisi çoğunluk orman ürünlerine bağlı olmakla birlikte,
İlçe ekonomisinin geleceği açısından büyük önem taşıyan et ve süt kombinesi,süt ve besi hayvancılığının lokomotifi durumundaymış.Ayrıca Ulus Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birligi kapsamında desteklenerek yöresel bir ürün özelliği ve özel emek gücüne dayanarak yapılan el işi tel kırma işlemeleri öğretilmekte ve sipariş üzerine satılmaktaymış.
 
Ulus'a ulaşım Bartın-Safranbolu karayolu kullanılarak yapılıyor,yolun manzarasıda,kaliteside çok güzel.Ulus'a ayrıca Pınarbaşı'ndan da ulaşılabiliyor ama biz Amasra'da konakladığımız için tarif ettiğim yolu kullandık.Ulus için Safranbolu yönüne giderken sola sapıyorsunuz.Trafik levhaları size yardımcı oluyor.İlçenin girişindeki köprüyü geçip merkeze geldiğinizde de sağa ayrılan yolu takip ederek Uluyayla yoluna başlamış oluyorsunuz.

Yolun başlangıcı asfalt, yolu yarıladığınızda asfalt bitiyor ve stabilize yol başlıyor.Ama sakın yılmayın devam edin,kesinlikle görülmeğe değer bir yere ulaşıyorsunuz.





İşte böyle muhteşem bir manzara eşliğinde virajları döne döne,bozuk bir yoldan ilerleyerek sürekli yokuş yukarı çıkıyorsunuz.Neyseki yol bozuk ve sürat yapamıyorsunuz dolayısıyla otomobili kullanan kişide biraz olsun bu güzelim manzarayı seyredebiliyor.Her dönemeçte karşınıza ayrı güzellikte manzara çıkıyor.Artık galiba yolu şaşırdık dediğiniz anda,yukarıda fotografını gördüğünüz virajda bir teneke levha üzerine Uluyayla yazılıp gideceğiniz yöne doğruda bir ok çizilmiş.Tamam artık burada durup biraz fotoğraf çekebiliriz.

Doya doya bu manzarayı seyredip,bolca fotoğraf çektikten sonra yola devam ettik.Artık manzara daha farklı bir hale geldi.Tamamen orman içinden devam ediyoruz,sağda solda kesilmiş kocaman kütükler var.Hatta bazıları yolu kapamış durumda ama otomobil sesini duyan kesim işi ile uğraşanlar hemen gelip,ellerinde ucu çengelli kalın çubukları yardımıyla bu devasa kütüklerin yerlerini değiştirerek yolu açıyorlar.

Yolun ikiye ayrıldığı bir noktasında üç tane çadır kurulduğunu gördük ve biraz sohbet etmek hemde orman havasını içimize doya doya çekmek için hemen yanlarına gittik.Kesim işi için Mersin'den gelmişler,iki ailelerdi.Ailelerden bir tanesi iş veren,üç oğullarıda yanlarında,diğer ailenin henüz çocuğu yok ama yakında onlarında bir bebekleri olacak.Sevgili Emine üç aylık hamile.Bizi hemen misafir ediyorlar,Emineciğin demlediği çay eşliğinde başlıyoruz koyu bir sohbete.Önce Uluyayla'da ne yaptıklarını anlatıyorlar,sonra buraya nereden nasıl geldiklerini anlatıyorlar.Sonra Eminecik o gün başından geçen çok tehlikeli bir olayı anlatıyor.Emine o gün pınardan su doldurmaya ittiğinde biraz ileride kedi büyüklüğünde bir şey görmüş ve hayvanı taş atarak uzaklaştırmış.Sonra kamp yerine gelip anlattığında onun bir kedi değil ayı yavrusu olduğunu eğer anne ayı yakınlarda olsaymış,bu taş atma olayının çok büyük bir tehlike yaratacağını öğrenmiş.Anlatırken kızacağızın hala gözleri korkudan kocaman kocaman açılıyordu.

Sohbet bitince biz doğru yoldayız değilmi demekten kendimizi alıkoyamadık.Çünkü yazılan mesafeyi çoktan katetmiştik.Doğru yoldaymışız.Artık binbir çeşit çiçek kokusu,kabuğu soyulmuş çam ağacı kokusu ve orman kokusu eşliğinde dev ağaçların arasından büyülenmiş şekilde yola devam ederken birden bire



bu manzara ile karşılaştık.ULUYAYLA.




Yanımızda bir çadırımızın olmadığına çok üzüldük.Burada konaklamayı ve daha uzun süre kalmayı çok istedik.Ama sadece bol bol fotoğraf ve video çekip,etrafı uzun uzun seyredip hafızamıza yerleştirmeye,tertemiz havayla ciğerlerimizi doldurmaya çalıştık.



Sonra başladık yaylayı adımlamaya...Uluyayla 7km uzunluğunda ve 280 hektar alan üzerinde bulunuyor.




İşte yol boyunca bize eşlik edenler...Bol miktarda Geyik ve Karaca'da varmış ama neyazıkki onlara rastlayamadık.




Her yıl 8 Ağustos tarihinde yayla şenlikleri düzenleniyormuş.Kış aylarında ulaşım oldukça zormuş.



Aslında etraf binbir çeşit çiçekle dolu ama hangi birinin fotografını buraya ekleyebilirimki?


Uluyayla'da lale,sümbül,nergis çiçekleri olurmuş.Yukarıda fotoğrafını gördüğünüz Antola çiçeği Peygamber düğmeside deniliyormuş ki hem görüntüsü hemde kokusuyla insanı oldukça etkiliyor.

Bu çiçekle ilgili olarak biraz ek bilgi vermek istiyorum.Antola çiçeği-Peygamber düğmesi çiçeği (Centaurea Tchihatcheffi):Halk arasında "yanar döner","peygamber çiçeği" ve "gelin düğmesi" olarak bilinen bilimsel adı Centaurea Tchihatcheffi" olan bu çiçeğin dünyada sadece Ankara'nın Gölbaşı İlçesinde  yetiştiği zannedilmektedir.
Buna göre,Yanar Döner Çiçeği
“Centaurea Tchihatcheffi”  türü Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alınması için çalışmalara başlanmış.
Bu tür, kriterlerine göre tehlike altında olan ayrıca Bern Sözleşmesine göre de kesin koruma altında olan bitki türleri arasında yer alıyormuş.
Bu türün toplanması ve satışı Çevre Kanunu Madde 9’a göre yasaklanmış.




İzin alınıp kesimi yapılmış ve kabukları soyulmuş Köknarlar.



Uluyayla'nın etrafı derin ormanlarla kaplı.Kendimizi bu ormanın derinliklerine atmaktan alıkoyamadık ama, Emine'nin hikayesinide bir kaç saat önce dinlediğimiz için yüksek sesle şarkı söylemeyide ihmal etmedik.
Şimdi  artık geri dönme zamanı,güneşin batışını Amasra'da yakalamamız lazım.






EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

• 2008-09-13 01:14:23 - Uluyayla

Yazan: meltem koşar
Arkadaşım ne de güzel yazmış ve tasvir etmişsin Uluyayla'yı.Anlattıklarınla gezdim orada...Resimlerin de çok güzel...Tebrikler.

---------------------------------
Canım Arkadaşım,

Uluyayla gerçekten çok hoş bir yer vakit bulursan mutlaka git lütfen.Bu sene çok çok güzel yerler keşfettim daha doğrusu ben ilk defa gidebildim.Oralarıda yazacağım.Aaaah ah,keşfedilecek okadar çok yer varki.....
Sevgiler,

Ender

Düzenleyen okuyorumgeziyorum gün: 13/9/2008 saat: 17:24
Bağlantı

• 2008-09-02 11:02:23 - Nefis Fotoğraflar

Yazan: Oronar
Bir süredir zaman yetersizliğinden blogcuya uğrayamamıştım. Yine çok keyifli bir gezi yapmışsınız. Amasra tarafına gitmeyi hep düşünüp bir türlü hayata geçiremedik. Bu güzel fotoğraflardan sonra fırsat oluşturmak lazım diyorum.
Yüreğinize sağlık...
----------------------------------------------
Merhaba Arzu hanım,

Bende önce işlerimin yoğunluğundan,sonrada yirmibeş günlük bir Karadeniz turundan dolayı bloguma uzun süreden beri yazı yazamıyorum.Artık turdan döndüm ve dolaştığım yerleri yazmaya çalışacağım.Bu sefer turizm şirketiyle değil,elimde karayolları haritası ve kitaplarla kıyı bucak dolaşabildiğim kadar dolaştım.Ama Amasra'yı kesinlikle tavsiye ediyorum (daha başka yerlerde tavsiye edeceğim tabi ama en yakını orası) ,vaktiniz olduğu zaman mutlaka gidin lutfen.Hatta arkadaşımın otelinden size yer bile ayarlayabilirim.
Hayırlı ramazanlar.Sevgiler.
Ender ARTUR

Düzenleyen okuyorumgeziyorum gün: 2/9/2008 saat: 13:20
Bağlantı

Hakkımda

kitap,doğa sporları,aile birleşimi sınavı,gezi,hobi Bağlantılar • Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

Kategoriler

Arkadaşlar

woelfin Barış
hbasak
malihaber
Blogcu Yardım
oronar
nurgulp
boyacicocuk
fotogezi
baris59
golifa
serpilinmutfagi
ruyalarla2
istanbultek
aranandlaceknitting
Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa

free counters