Uluyayla gezimizin ertesi günü de Valla kanyonu ve Ilıca şelalesini görmek üzere yola çıkmak için güne erken başlamak istiyorduk.Biz güne erken başlamasına başladık ama sevgili arkadaşım Emin'in otel (Emin Apart Pansiyon-Amasra) bahçesinde hem birbirinden güzel çiçekleri ve Nilüfer havuzunu seyrederek hemde kimi zaman özlemle yirmi sene önceyi kimi zamanda günümüzü konuşarak kahvaltı yapmak okadar keyifliki,bir türlü ayaklanıp istediğimiz saatte yola çıkamadık.
Emin Timur'la İstanbul Üniversitesi İktisat fakültesinden sınıf arkadaşıyız.Benim çalışkan arkadaşım bölümümüzün en zor derslerinden biri olan Ekonometri bölümünde birde doktora yaparak mezun oldu.Aile olarak 150 seneden bu yana fırıncılıkla uğraşıyorlar.Otel fikri fırınlarının yanındaki 42 metrekarelik eski un deposunun yıkılmasıyla ortaya çıkmış.Otel Amasra'da Büyük liman mevkiinde.3 oda, 2 apart dairesi ve arkadaşımın kendi zevkine göre düzenlediği nefis bir bahçesi bulunan, gerçekten küçücük ama huzurla konaklayabileceğiniz sıcacık ve tertemiz bir otel.
Ulus ilçesini geçip bizi Pınarbaşı'na ulaştıracak yolda ilerliyordukki solda bir levhada "ULUKAYA ŞELALESİ " yazısını okuyunca orayıda ziyaret etmekten kendimizi alıkoyamadık.
ULUKAYA ŞELALESİ, Ulus ilçesine 17 kilometre uzaklıkta.Şelale Ulus çayı üzerinde ve Ulukaya köyü sınırları içerisinde bulunduğu için de Ulukaya şelalesi olarak isimlendirilmiş.
Kanyonun uzunluğu yaklaşık 1 kilometre,yüksekliğide 35 metreymiş.
Şelalenin suyu yaz aylarında azalsada hiç kuruduğu görülmemiş.
Şelale 10 metre genişliğinde bir kaya oyuğundan çıkıyor ve 20 metre yükseklikten düşüyor.
Ulukaya şelalesinin bir de efsanesi varmış.Yakışıklı Selamnos ile güzeller güzeli Hera birbirlerini çok severek evlenirler.Ancak günler geçer ve Selamnos hastalanır,yataklara düşer ve hastalık Selamnos'u günden güne eritir.Hera ise artık sevgili eşinden nefret etmektedir.Duruma çok üzülen Selamnos üzüntülerini dindirmek için intihar etmeyi düşünür ve Ulukaya'nın zirvesine çıkar.Heraaaaa diye bir kaç kez seslendikten sonra kendini boşluğa bırakır.Aşk Tanrısı başlangıçtan beri olaya müdahele etmemiştir ama,olay karşısında daha fazla ilgisiz davranamaz ve Selamnos'un bedenini yere değer değmez şelale şekline dönüştürür.Rivayete göre her kim Ulukaya'nın suyu ile yüzünü yıkar ya da sudan içerse Selamnos'un acıları azalırmış...
Bizim ziyaret ettiğimiz tarihte,fotoğraftada görüldüğü üzere suyun miktarı azalmış durumda ama yinede görülmeğe değer bir güzellik.Yolunuz bir gün buralara düşerse uğramayı ihmal etmeyiniz.
Artık hiç vakit kaybetmeden yolumuza devam etmemiz gerekiyor.Valla kanyonunda görüşmek üzere.