
Karanlık çökerken neredeydiniz Mario Levi
Yazarın en son "Lunapark kapandı" isimli kitabını okumuştum (ilgili yazımı http://okuyorumgeziyorum.blogcu.com/lunapark-kapandi_3732295.html adresinden okuyabilirsiniz),yine tipik bir Mario Levi kitabı diyebileceğim yeni kitabını da dün gece bitirdim.Yine sayfalar dolusu,yine hiç bir ayrıntı atlanmadan yapılan anlatımlar,yine sıkılmadan merakla çevrilen sayfalar,yine tam tamam işte olay burada çözümlendi derken sayfa sonunda olayın bambaşka yerlere gitmesi.
Konu kısaca,otuz sene aradan sonra altı eski arkadaşın bir araya gelmesi.Kayıplar,yeni hayatlar,acılar,tatlı anılar,bile bile oynanan oyunlar,yakın tarihimiz...Tüm bunlar yine ustaca bir kurguyla kaleme alınmış. Okumanızı tavsiye edeceğim kitaplardan bir tanesi.

Sevdalım hayat Zülfü Livaneli
Eserlerini ve günlük yazılarını büyük bir beğeniyle okuduğum usta yazarı,kendi yazdığı ve hakkında yazılanları okuyarak tanıyabildiğimi zannetmiştim ama yanılmışım.Bu kitabında bilmediğim bilgileride okumuş oldum.Bazı kitaplar vardır bittiği zaman üzülürüm ve uzun süre o kitap hakkında konuşmak isterim ,sanki tekrar tekrar okuyormuşum gibi hissederim kendimi çünkü.İşte bu kitapta onlardan biri.

Son ada Zülfü Livaneli
Usta yazar,yaşadığımız bir dönemi çok farklı bir kurguyla özetlemiş.Okumak lazım...

Serkis bu toprakları sevmişti Faruk Bildirici
Kendisini; "Serkis'tir benim adım Ben Türkiyeli hem de Doğu Anadoluluyum Irkımı soracak olursan Ermeni ve halkın oğluyum Ne zengin çocuğuyum ne de soyluyum Ben hem birazcık şişman hemde kısa boyluyum" cümleleriyle özetleyen 1933 Elazığ doğumlu Serkis İmas'ın hayatı boyunca not aldığı kendi anıları ve büyüklerinden dinlediklerinden oluşan 15 küçük defterin Faruk Bildirici tarafından kaleme alınarak biz okurlara sunulmuş bir biyografik kitap. Okumak lazım,satır aralarında önemli detaylar var.

Zeytin Ağacının Gölgesinde Barbro Karabuda
Karabuda ailesini ilk defa 1999 yılında Güneş Karabuda'nın "İndim zaman bahçesine" adlı kitabını okuyarak tanımıştım.Güneş Karabuda;1933 İzmit doğumlu,Galatasaray lisesi mezunu,Paris'te hukuk öğrenimi yaparken yarıda bırakmış ve bir süre gazetecilik ve fotomuhabirliği yapmış.
Barbro Karabuda ise İsveçli,yazar ve yönetmen.1953 yılında dil eğitimi için gittiği Fransa'nın Chinon kasabasında Güneş Karabuda ile tanışır ve Türkiye,Barbro Karabuda için ikinci vatan olur.
Zeytin ağacının gölgesinde;Egedenizi'nin kıyısındaki küçük bir köydeki evlerinin bahçesindeki zeytin ağacının altında yazılmış bir anı roman.Zaman olarak 80 li yıllara kadar uzanıyor,yakın tarihimiz,Karabuda ailesinin yaşantısı,edebiyat ve sanat dünyasından yakın dostları...Bütün bunlar bu kısacık ama dopdolu kitapta toplanmış.
Ben çok beğenerek okudum,sizlerede tavsiye ederim.
 AYŞE KULİN UMUT-Hayat Akan Bir Sudur
Umut,kitaplarını severek okuduğumuz ünlü yazar Ayşe Kulin'in üç cilt halinde hazırladığı anı-romanın ikinci kitabı.Birinci kitabın ismi VEDA-Esir şehirde bir konak;bu kitabı tanıtan yazıma http://okuyorumgeziyorum.blogcu.com/ayse-kulin-veda-esir-sehirde-bir-konak_4459703.html den ulaşabilirsiniz.
Vedayla ilgili düşüncelerimi " Ayşe Kulin,severek ve beğenerek takip ettiğim yazarlarımızdan bir tanesi.Şimdiye kadar hiç bir kitabını kaçırmadım ancak bu kitapta havada kalan bir şeyler var.Belkide Köprü,Adı Aylin,Gece sesleri,Sevdalinka ya da Nefes nefese kadar etkileyici eserler verebilen bir yazardan dönemi anlatan daha etkili bir eser beklentisi içinde olmamdan dolayı olabilir" cümlesi ile bitirmiştim.
Bu bazı şeylerin havada kalmasının sebeblerinden bir kaçı;belki her ne kadar yazar tarafından dönem iyice araştırıldıysa da,büyüklerden dinlendiyse de o çağa uzak olunduğu için içsel bir bütünleşme kurulamamasından kaynaklanıyor olabilir.Ya da şu da olabilir;nede olsa bu üç kitap tamamen aile anılarından oluşuyor ve herşey anlatılmak istenmemiş olabilir o yüzden de bazı anlatımlarda bir boşluk,havada kalış sözkonusu olabilir.
İşte bir Ayşe Kulin klasiği denilecek nitelikte olan,UMUT-Hayat Akan Bir Sudur;Damat Ferit Paşa hükümetinin Maliye Nazırı Ahmet Reşat Efendi'nin yurda dönüşü ve soyadı kanunu ile Kulin soyadını alacak olan Zeki Salih Bey ailesinin, Osmanlı'nın gözdesi Bosna'nın bir imzayla elden çıkarılmasıyla geri dönüş ümitlerinin sönmesi ve İstanbul'daki hayata daha sıkı sarılarak yaşamak anılarıyla başlayıp,yazarımızın doğumuna kadar devam ediyor.
Bir anı-roman olduğu için konuyu özetlemek istemiyorum,ancak okunarak keyfine varılabilir çünkü.Zaten,Ayşe Kulin severler kitabı mutlaka okuyacaktır.Daha önce yazarın hiç kitabını okumamış ve biraz bilgi edindikten sonra okumak isteyenler için şunu söylemek isterim;mutlaka okuyunuz ama önce Vedayı okuyunuz,bunlar bittikten sonrada yazarın diğer eserlerini de okuyunuz.
Üçüncü ciltte de yazarın çocukluğundan günümüze kadar olan bölüm anlatılacakmış sabırsızlıkla bekliyorum.
|