www.okuyorumgeziyorum.blogcu.com blogundan alınacak herhangi bir yazı veya fotograf bu blog kaynak gösterilmek suretiyle kullanılabilir.




okuyorumgeziyorum

• 26/12/2008 - HALE GÜNGÖR-Resim sergisi;büyük elma

Kategori: Sanat (8)



Üyesi olduğum ASANAT'tan Hale Güngör'ün,Büyük Elma isimli resim sergisi için davetiye geldi.Bende hem bu sergi, hemde Hale Güngör ile ilgili bilgileri sizlerle paylaşmak istiyor ve davetiyedeki bilgileri aktarıyorum.

"
HALE GÜNGÖR RESİM SERGİSİ;BÜYÜK ELMA

YER:ODAKULE SANAT GALERİSİ
İstiklal Cad.142/1 Odakule BEYOĞLU   Tel  2514631   

 TARİH:03-24 OCAK 2009

 

1981 yılında Adana, Türkiye’de doğan sanatçı dört yaşında İsviçre’ye taşındı. Dört sene sonra yerleştiği İstanbul’da onbeş yaşındayken ilk defa sanat –resim ve heykel- eğitimi almaya başladı. 2000 yılında Parsons School of Design’da güzel sanatlar okumak üzere taşındığı Paris’ten 2004 yılında diplomasıyla ayrıldı. Bugünlerde sanatçı New York City’de yaşamakta, bir yandan resim yaparken diğer yandan da öğrenmenin sonu yok inancıyla Pratt Institute’ta sanat eğitimine devam ediyor.

 

Hale Güngör güncel sanatta sık görülmeyen figürasyon ve gizemli muzipliğe özgürce tutunmakta. Resimlerinde figüratif çalışması bir geriye dönüşten çok kendi sembolik romantik imgelerini ve dışa vurmak istediği duyguları özel alanlar ve mekanlarda resmetmek istemesindendir. Bugüne kadar resimlerindeki figürleri sırttan izlerken bu sergideki resimlerinde sanatçının kahramanlarıyla yüz yüze geliyoruz.

 

 

Sanatçının saf –ama asla naif olmayan- surrealist efektleri kullanması bize onun gerçekçiliğin hafif çarpık bir versiyonuna bağlı olduğunu gösteriyor. Sanatçıların çoğunda rastladığımız yapıtlarına bakarken mantığımızla değil önsezilerimizle bakmaya ve ardındakileri görmeye davet ediliyoruz."

Küratör - Necip Yeşiltepe

 

Sanatçının Kişisel Sergileri:

2009 Odakule Sanat Galerisi-A Sanat,   “Büyük Elma”, İstanbul

2007 Metrocity Sanat Galerisi-A Sanat,  "Saklambaç", İstanbul

2007 Odakule Sanat Galerisi-A Sanat,   “Diz ve Brazza Bistrosu”, İstanbul

2006 Galeri Artist Çukurcuma,                  “Gölgesiz Kız Masalları”, İstanbul

2006 Galerie Absolu,                                 “Chez Moi”),                        Paris

2005 Taksim Sanat Galerisi, İstanbul

2004 Parsons Sanat Galerisi,                   "Moment Monuments"        Paris
 
Karma Sergilerinden Seçmeler:

2008 “Hepsi 1.”, Odakule Sanat Galerisi-A Sanat İstanbul

2008 “Artshop Zamanı 2”, Eskonsept, İstanbul

2007 “VI. Uluslararası Floransa Çağdaş Sanat Bienali”, Floransa

2007 “Cow Parade”, İstanbul

2007 ”Impressions Urbaines” (Kentsel İzlenimler) , Toast Gallery, Paris

2006 “Genç Sanatçılar Resim Sergisi”, Dışişleri Bakanlığı Sanat Galerisi, Ankara

2006 “Identity/Kimlik”, Çekirdek Sanat Atölyesi, İstanbul

2005 “15. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı”, İstanbul

2005 "Ve Sanatçı Gözlerini Açtı", Çekirdek Sanat Atölyesi,  İstanbul
2004 "Six Façons de S'Exprimer" (Kendini İfade Etmenin Altı Yolu), La Galerie Beckel-Odille-Boïcos, Paris
2004 L'Esmeralda, Paris  

 

BÜYÜK ELMA

 

 

“Kültürel karmaşıklıklar Hale Güngör’ün gördüğü uluslararası eğitimde bol miktarda bulunuyor. 1981 yılında Adana, Türkiye’de doğan sanatçı dört yaşında İsviçre’ye taşındı. Dört sene sonra yerleştiği İstanbul’da onbeş yaşındayken ilk defa sanat –resim ve heykel- eğitimi almaya başladı. 2000 yılında Parsons School of Design’da güzel sanatlar okumak üzere taşındığı Paris’ten 2004 yılında diplomasıyla ayrıldı. Şu anda ise New York City’deki Pratt Institute’ta resim okuyor. Güngör’ün eğitimindeki geniş menzil, çeşitli yabancı dillerdeki akıcılığıyla birlikte onu olağandışı bir kültür birikimine sahip bir sanatçı ve kendisini dünyanın farklı yerlerinde evinde hisseden bir kişilik yapıyor.  Aynı zamanda, fazlaca gezmiş olmasına rağmen Güngör uluslararası çağdaş sanatta sık sık görülmeyen figürasyon ve muzipliğe tutunuyor. Güçlü teknik becerileri, öykü anlatma eğilimiyle birlikte Güngör’ün şaşırtıcı bir cazibeye sahip ve icat dolu resimler yaratmasına imkan veriyor.

 

Güngör hala genç bir sanatçı ve en çekici niteliklerinden birisi açıkça romantik imgeler resmetme istekliliği. İçgüdüsel olarak kompozisyonun düz yüzeyinin ötesinden yankılanan duyguları resmediyor; çabalarında gizem tarafından hafifçe kırılan bir acayiplik var. “Sence?”de Güngör genç bir çifti resmediyor: Yeşil çizgili bir gömlek giymiş, kırmızı kravatlı çok genç bir adam, kırmızı bir koltukta halka küpeli ve saçları yandan örgülü aynı derecede genç bir kadının yanında oturuyor. Gökyüzü girdap gibi yeşil ve kahverengilerin şahane bir karışımı; bu esrarengiz hal çiftin açıklanmamış karanlık görünümünde yineleniyor. Suratlar hem fiziksel, hem metafiziksel olarak birbirine benziyor; ikisi de üzerlerinde dönen enerji dolu atmosferin verdiği izlenim gibi gündelik hayatın ötesinde şeylerle meşgul görünüyor. Neredeyse tamamen kırmızı ve pembe tonlarında yapılmış olan “Lazy Bird”de önümüzden çimen yeşili pencereleri olan iki tren vagonu geçiyor. Görünen dolunay, aralarından bir fener geçen vagonların üstünde duran kuşları aydınlatıyor. Fenerin ışığı, Güngör’ün mahrem simgeciliğini vurgular bir şekilde dolunayınkini aksettiriyor. Alt kısımda; sağda izole bir el trenin vagonlarından birisini sıkıca tutuyor gibi görünürken, bir çiçeğin yanında eski moda bir telefon havada yüzüyor. Bu bileşenler kolaylıkla anlaşılmıyor.

 

Sanatçının saf –ama asla naif olmayan- surrealist efektleri kullanması onun gerçekçiliğin hafif çarpık bir versiyonuna bağlı olduğunu gösteriyor.Gizem sanatının içine işliyor. Çoğunlukla imgenin metni ifade edilmemiş oluyor; gördüklerimizden bir anlam çıkartmak için mantıklı düşüncelerimize değil,  kendi önsezilerimize bırakılıyoruz. Yakın zamanda Güngör tarafından yapılmış harika bir şehir manzarası “Üç Şehir”de sol tarafta bir ev ve bir apartman görüyoruz. Kırmızı bir tarlada beyaz çiçekler açarken çıplak ağaçlar mevsimlerden kış olduğu izlenimini uyandırıyor. Sağ tarafta, dibinde insanların toplanmış olduğu bir ağacı arkasına alan bir kule var. Gökyüzü, her ne kadar bu sefer sarı ve turuncu tonlarından oluşturulmuş olsa da yine şiddetli ve gizemli. Açık bir biçimde Güngör, doğanın kontrol edilemez kuvvetlerine ve bizim kendi savunmasızlığımıza rağmen ahengi ima eden bir beyanda bulunmaya kararlı. Figüratif stili bir geriye dönüşten ziyade, kendi sembolik imgelerinin ışığında yeni bir şey. Bu resimlerin sorduğu soruların cevaplarını bilmiyor olabiliriz. Fakat yine de karşımızdaki sahneden zevk alabiliriz. Bütün iyi sanatçılar gibi, Güngör bize yokluklarında dünyanın gelip geçici güzelliğini kesinlikle gözden kaybedeceğimiz özel alanlar ve mekanlar sunuyor.”

 

Jonathan Goodman

 

(Jonathan Goodman New York City’de yaşayan bir şair ve çağdaş sanatta uzmanlaşan bir sanat yazarı.Halen Art in America, Sculpture gibi yayınlar ve ArtCritical internet dergisine yoğun bir şekilde yazmaya ve New York’taki Pratt Institute ve Parsons School of Design’da öğretim görevliliğine devam ediyor.)

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 2/5/2008 - Cahide Keskiner-Minyatür Sergisi

Kategori: Sanat (8)

 

Pazartesi günü bir iş için İstiklal caddesine gitmek zorunda kalmıştım.Randevuma geç kalmamak içinde biraz erken gitmiştim.İyikide erken gitmişim çünkü seyrine doyum olmayan bir sergi dolaşmış oldum.Cahide Keskiner Minyatür Resim sergisi.Sergi yeri Galatasaray Lisesi'nin tam karşısındaki İnsanKitap Kültür ve Sanat Merkezi ve sergi 25 Mayısa kadar ziyaret edilebilir. 

Ben eserleri çok beğenerek seyrettim,sizlerede tavsiye ediyorum,bu sergiyi mutlaka ziyaret ediniz.Belki sergi sonrası kitap alışverişide yaparsınız,bina üç kata yayılmış oldukça zengin bir kitap dükkanı. 

 

Cahide Keskiner;1931 yılında İstanbul’da doğmuş. Tezhip ve minyatür çalışmalarına 1953 yılında, Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver ile başlamış. Hattat Macit Ayral’dan hat dersi, ressam Şeref Akdik’ten de resim dersleri almış. 1965 yılında İstanbul Yıldız Porselen Fabrikasına Türk Süsleme Sanatları Uzmanı olarak atanmış ve burada ilk Türk Süsleme Atölyesini kurmuş. Birçok resmi ve özel kuruluşlarda açılan kurslarda eğitmen olarak çalışmış. 1980 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Topkapı Saray Müzesi’nde açılan Uygulamalı Türk Süsleme Sanatları Kursları’nda eğitim ve yönetim kurulu başkanlığı yapmış. 1982 yılında, daha önce halka açık eğitim programını yürüttüğü Mimar Sinan Üniversitesi’nde Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Bölümü’nde öğretim görevlisi olmuş. Yurtiçi ve yurtdışında pek çok sergiye katılmış ve 6 kişisel sergi açan sanatçı, çeşitli kurum ve kuruluşlardan plaketler almış. 2000 yılında, Kültür Bakanlığı Mevlana Büyük Ödülü’ne layık görülmüş. Türk Süsleme Sanatlarında Desen ve Motif, Turkish Motif, Çocuklar İçin Türk Motifleri, Türk Süsleme Sanatlarında Stilize Çiçekler: Hatai, Minyatür Sanatında Doğa Çizim ve Boyama Teknikleri, Minyatürler Kitabı adında yayınlanmış eserleri bulunmaktadır. Keskiner, kendi adını verdiği tezhib ve minyatür atölyesinde, öğrencileri ile çalışmalarına devam etmektedir.

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 13/4/2008 - Nuran Ünsal-Sırma Olcay Kefeli Gravür Sergisi

Kategori: Sanat (8)

 

Nuran Ünsal, Sırma Olcay Kefeli ortak sergisi 16 Nisan 2008 Çarşamba günü IMOGA’da açılıyor. Sanatçıların IMOGA bünyesinde ürettikleri çalışmalardan oluşan sergi 6 Mayıs 2008 tarihine kadar gezilebilir.

 

Nuran Ünsal’ın soyut ve figüratif tarzları birleştiren, çoğunlukla gravürlerden oluşan eserleri, Rönesans resmini anımsatan formlar ile açık pastel tonlardaki renkleri buluşturarak titizlikle işlenmiş çalışmalar. Sanatçının eserlerinde varoluş, üreme, insan ve doğa ilişkisi gibi konuları gözlemlemek mümkün.

 

Sırma Olcay Kefeli’nin gravürleri iki farklı seri olan peyzajlardan ve klasik İznik çini formlarından ve renklerinden yola çıkarak yapılmış çalışmalardan oluşuyor. Sanatçının peyzaj çalışmaları, insan hayatının bir yolculuğa benzetilerek ele alındığı, sade bir üslup ve geniş bir görüş açısı kullanılarak işlenmiş manzaralar. Natürel çiçek formları, stilize hayvan figürleri ve geometrik desenler birleştirilerek oluşturulmuş diğer seri ise sanatçının İznik çini sanatına olan ilgisini vurgulayan çalışmalar.

 

Geçen hafta bir aile toplantısında Sayın Sırma Olcay Kefeli ile tanıştım.Masanın üzerinde sergi davetiyesini görüp ben bu davetiyeyi alıyorum blogumda anlatacağım deyince Sırma hanım ben size başka bir yazı vereceğim dedi ve yukarıda okuduğunuz IMOGA Müze Direktörü Sayın Eren Koyunoğlu'nun tanıtım yazısını verdi.Bende ön bilgi olarak bu yazıyı sizlerle paylaşıyorum.

 

IMOGA Istanbul Grafik Sanatlar Müzesi

Ünalan Mahallesi Baraj Yolu Sokak No:14 Üsküdar - İstanbul

Tel:0216 470 92 92

Müze Pazar hariç her gün 9.00-18.00 arası açıktır. 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4/4/2008 - Geleneksel Türk el sanatları-Ebru

Kategori: Sanat (8)

Dün bir iş için Taksim'e gitmek zorunda kaldım ve metronun Taksim çıkışındaki sergi salonunun önünden geçerken, içeride ebru sergisi olduğunu görünce hemen sergiyi dolaşmaya başladım.

Sergi İSMEK "İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları " tarafından hazırlanmış.Yüze yakın birbirinden değerli el emeği göz nuru ile yapılmış eserden oluşuyor.

 

Bu güzelim sanat eserlerini seyrederkende 6 sene öncesine döndüm.2002 senesinde kuzenimle Caferağa Medresesi'nde (Ayasofya camii yan sokağı/İstanbul) Sayın Ayla Makas'tan 9 ay süresince ebru dersi alip,çalışma hayatımızdan dolayı eğitimimize ara vermek zorunda kalmıştık.

O seneler sürekli ebru sergisi geziyor,şehir dışına çıktıkça farklı renklerde toprak görünce birer torba getirip günlerce süren uğraşmalar sonucunda doğal boya hazırlıyor,gül budama zamanı fırça yapmak için gül dalı topluyordum.Bir sergide ebru üzerine tezhib çalışması görünce;tezhibde öğrenmeliyim deyip Topkapı Sarayı Nakışhanesinin imtihanına girip derslere başladım ama sınıfın seviyesine ayak uyduramayacağımı anlayınca maalesef çok üzülerek eğitimi yarıda bıraktım,ama öğretmenlerim tarafından beğenilen bir kaç çalışmam var,bir tezhib çalışmasına baktığım zaman desenlerin anlamını,hangi döneme ait olduğunu ve kullanılan tekniği anlayabiliyorum.Hemde konuyla ilgili,dallarında çok iyi isim yapmış ustalardan dolu bir sanat tarihi eğitimi almış oldum.

 

Neticede ebrulu kağıt üzerine tezhib yapamadım ama,ebrularımla başka bir geleneksel Türk el sanatı olan kaatı yaptım.Bu sanatıda ,Sayın Gülbün Mesera'nın "Türk sanatında ince kağıt oymacılığı (katı')" adlı kitabını okuyarak öğrendim.

 

Yukarıdaki ebru örneğide ilk taraklı ebru çalışmam.İlk defa teknenin başına geçip boyaları kitreli suya serpiştirdikten sonra kağıdı tekneye yayip hava kabarcıkları olmaması için kağıdın üzerinde elimi gezdirirken hissettiğim heyecanıda unutmam mümkün değil.En çok yapmak istediğim Akkase cinsi ebruyu yapamadan ara vermek zorunda kaldım.Ama kuzenimle her sonbaharda konuşuruz bu sene tekrar ebru yapmaya başlayalım diye.Okadar da bol miktarda pişmiş doğal boyamız varki.

 

Doğal boyayla yapılmış olan ebruyu seyretmenin keyfide bir başka oluyor.Biliyorsunuz ki bu boya gerçekten günlerce uğraşılarak elde ediliyor yani müthiş bir emek ve sabır.Bir de yakından baktığınızda kağıt üzerinde toprağın zerreciklerini hissediyorsunuz vede bu renkleri başka hiç bir şeyden elde edemeyeceğinizi biliyorsunuz. 

 

İstanbul'da yaşayan ve ebru öğrenmek isteyenlere iki tane kurs önerebilirim.Bir tanesi her mevsim büyüleyici mistik bir atmosferi olan Caferağa Medresesi;Kanuni Sultan Süleyman dönemi (1520-1566) Babüssaade ağalarından Cafer Ağa tarafından, Mimar Sinan'a yaptırılmış (1559). Bağımsız medreseler grubuna giren ve günümüze geçirdiği onarımlarla ulaşan medrese, 15 dershane/sergi odası, büyük salonu ve huzur verici bahçesiyle, Geleneksel Türk El Sanatlarının öğretildiği, üretilip satılabildiği turistik bir merkeze Türk Kültürüne Hizmet Vakfı tarafından dönüştürülmüş (1989).

Caferiye Sok.
Soğukkuyu çıkmazı No:1 Sultanahmet/İst
(Aya sofya müzesi yanı)

Bir diğeri ise sevgili hocam Ayla Makas'ın atölyesi.Ebru sanatı hakkında teknik bilgi vermek istemiyorum çünkü icazetim yok,ama hocamın web sayfasından ebru ile ilgili bilgi okuyabilirsiniz.

 

Ebruyla ilgili bir de kitap tavsiye edeceğim. 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 30/10/2007 - SELÇUKLU SARI ÇİNİ RESİMLERİ-RENGİN SALTIK

Kategori: Sanat (8)

 

RENGİN SALTIK -SELÇUKLU SARI ÇİNİ RESİMLERİ SERGİSİ

 

TARİH:30 Ekim-01 Aralık 2007

SANAT DANIŞMANI :A Sanat

İSO – ODAKULE SANAT GALERİSİ

Pazar hariç hergün 11.00-18.00 arası ziyaret edilebilir.

İstiklal Cad.142/1 Odakule Tel : 212. 2514631 

 

 

Rengin Saltık, "Selçuklu Sarı Çini Resimleri” adlı bu seri çalışmasında, Orta Asya şaman mirası ile yanı başlarındaki Bizans sanatını, İslam kültürü içinde mükemmel bir ahenk ve şaşırtıcı olgunlukta bir açık yüreklilikle harmanlayarak, kendi özgün sanat üsluplarını yaratmış olan, Anadolu Selçuklu'larının, 13. Yüzyılın ilk yarısında, Beyşehir Gölü kıyısında,  Kubad Abad  da inşa ettikleri, Büyük ve Küçük Sarayların  göz alıcı zenginlikteki ve asılları Konya Karatay Müzesinde bulunan Duvar Çinilerini kendine özgü modern tarzı ile tual resmine dönüştürüyor.

 

Bu serinin “parçalı yağlıboya tuvalleri”, Selçuklu'ların, farklı desenlerdeki çini karolarla oluşturdukları mozaik duvar panolarını andıran, ama onlardan farklı olarak tek bir büyük deseni meydana getirmek için birden fazla karonun yan yana getirilmesiyle oluşturuluyor. (100+10)x100 cm tuvallerin bir kenarı üçgen köşeli (+10) olarak tasarlanarak, dönemin yıldız ve haç çini formlarına ve Selçuklu Kümbet Mimarisine gönderme yapılıyor.

 

Çoğunun asılları, türkuaz ve lacivert renkli olan sır-altı çinilerden yorumlanan bu resimlerin tümü, Kubad Abad'ın, altın, gümüş ve diğer değerli maden tozları kullanılarak yapılan  "lüster çini" lerinin renklerinde, yani sarı,  yeşil, kahve tonlarında betimleniyor.

 

Sergilenen "sarı çini resimleri” arasında kollarında asaletlerinin sembolü ad ve lakaplarının işlendiği (tıraz) kaftanları ve saçlarındaki taşlı tokaları ile badem gözlü, yuvarlak yüzlü, güler-yüzlü, hayat dolu erkek ve kadın saray ileri gelenlerinin Portreleri; bağdaş kurup oturanlar; “El Galib”; El-Muazzam; Sultan; Hayat Suyunu (âb-ı hayat) ve Ölümsüzlüğü simgeleyen Narlı Kadın; Selçuklu'ların Tılsımlı olduklarına ve olağanüstü koruyucu güçlerine inandıkları, insan başlı, aslan ya da kuş gövdeli, Sfenks; Melek Siren; Kudret ve Talih simgesi-koruyan ve Hükmeden iki ruhun simgesi, göğsünde Es-Sultan yazılı Çift Başlı Kartal gibi masalsı semboller tasvir ediliyor ve Selçuklu'ların çinilerde olduğu kadar, taş ve ahşap oymacılığı gibi diğer mimari bezemelerde de kullandıkları Stilize bitkisel ve geometrik desen panoları yer alıyor.

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

kitap,seyahat,doğa sporları,yemek,hobi Bağlantılar • Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

Kategoriler

  • cocuk bobrek vakfi (2)
  • Damak tadi (4)
  • Fotograf Sanati (8)
  • Haydi hep birlikte (7)
  • Hobi (1)
  • Kitaplar (63)
  • Klasik Türk Müziği (2)
  • Sanat (8)
  • Seyahat
  • Start Deutsch 1 (2)
  • Tenis
  • Yeni cikan kitaplar (10)
  • Arkadaşlar

    fiskos
    BARIS59
    nurgulp
    Malihaber
    hbasak
    boyacicocuk
    fotogezi
    Oronar
    golifa
    lezzetadasi
    serpilinmutfagi
    istanbultek
    ruyalarla2
    aranandlaceknitting
    Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:35
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa

    free counters